Dikkat Indirmek Veya Seyretmek Icin Basliklara Basiniz
AHİR ZAMAN VE KIYAMET ALAMETLERİ
İçinde bulunduğumuz dönem, Peygamberimiz (sav)’in ahir zamana yönelik hadislerinde bildirdiği çok önemli olaylara sahne olmaktadır. Ahir zamanla ilgili alametler birbiri ardınca ve hadislerde tam tasvir edildikleri biçimde ortaya çıkmaktadır. Ahir zaman alametleri olarak adlandırılan olaylar, "küçük ve büyük alametler" olarak ele alınmaktadır.. Ancak bu alametlerden herbiri diğerinden ayırt edilemeyecek derecede önem taşır ve İslam dünyasının geleceğine ışık tutar. Bu filmde, Peygamberimiz (sav)'in 14 yüzyıl önceden en ince ayrıntılarıyla haber verdiği bu alametlerin her birinin gerçekleşmekte olmalarının ne kadar büyük bir mucize olduğunu göreceksiniz.
Tüm hadis kaynaklarında ve İslam alimlerinin kaleme aldıkları eserlerde ahir zamanda yaşanacak olaylarla ilgili olarak ittifakla aynı bölgeye dikkat çekilmektedir: Ortadoğu Dünya üzerinde her biri farklı açılardan kritik sayılabilecek pek çok merkezi bölge varken kaynaklarda sadece bu bölgenin ön planda yer alması önemli bir gerçeği gözler önüne sermektedir. Bu gerçek şudur: Ahir zamanla ilgili hadislerde sıkça adı geçen şehirlerin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesi tarih boyunca Allah’ın mübarek peygamberlerinin yaşadığı, İlahi Kitapların indirildiği, 3 semavi dinin de doğuşuna tanıklık etmiş ve her dinin kutsal mekanlarının inşa edildiği kutlu bir bölge olmuştur. Tarih sahnesinde hep başrolde olmuş bu bölgede ahir zamanın muhteşem olaylarının gerçekleşeceğinin müjdelendiği bir dönemde yaşamaktayız. Yaşanan ahir zamanın tanıkları olarak bizlere düşen görev ise bu çok büyük müjdeyi tüm Müslümanlara ve bütün insanlığa ulaştırmak olmalıdır.
Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin ahir zamanda ortaya çıkacağı, yeryüzünü barış ve adaletle dolduracağı da Peygamberimiz (sav)'in çok sayıda hadisiyle ve İslam âlimlerinin açıklamalarıyla müjdelenmiştir. Nitekim hadislerde bu iki kutlu şahsın fiziksel özellikleri, nerede ve hangi tarihlerde ortaya çıkacakları, ne gibi faaliyetlerde bulunacakları ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Haklarında bu kadar çok tanıtıcı bilgi olmasına rağmen, hadislerin işaretlerine göre, bu mübarek şahıslar ortaya çıkışlarının ilk dönemlerinde insanların büyük bir kısmı tarafından fark edilemeyeceklerdir. Bu filmde ayet ve hadislerden yola çıkılarak, Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin ilk çıktıklarında neden tanınmayacakları konusu ayrıntılı bir biçimde ele aınmaktadır.
Ahir Zaman... İslam'a göre bu kavram, kıyamete yakın bir çağda, Kuran ahlakının tüm dünyaya egemen olacağı bir dönemi ifade eder. Peygamberimiz bu dönemi hadislerinde detaylı olarak anlatmıştır. Ahir zamanın ilk aşamasında, dünya Allah'ı inkar eden bir takım felsefi sistemler nedeniyle dejenere olacaktır. İnsanlık yaratılış amacından uzaklaşacak, bunun sonucunda büyük bir manevi boşluk ve ahlaki bozulma yaşanacaktır. Büyük felaketlerin, savaşların ve acıların ardından insanlık tek bir sorunun cevabını arayacaktır: "Kurtuluş nerede?" İşte tam bu umutsuzluk dönemi içinde Allah, karmaşa içindeki insanları doğru yola davet etmek için, bir şahsı görevlendirecektir: "Mehdi". Mehdi kelimesi "insanları doğruya götüren" anl..... gelir. Hadislere göre Mehdi, önce İslam dünyasının içinde mücadele yürütecek ve İslam'ın aslından kopmuş olan Müslümanları gerçek imana ve ahlaka döndürecektir. Ahir zamanın bu akışı, Peygamberimiz'in 14 asır önceki hadislerinde ve birçok İslam aliminin eserlerinde detaylı olarak anlatılmaktadır. Ve dahası, içinde yaşadığımız dönemde, ahir zamanın alametleri birbiri ardına gerçekleşmektedir....
Altınçağ, Mehdi sayesinde Kuran ahlakının tüm dünyaya egemen olacağı ve insanların gerçek bir imana kavuşacakları dönemdir. Bu iki gelişmenin çok önemli bazı maddi sonuçları vardır: Altınçağ'da emniyet, güven ve adalet tam olarak temin edilmiş olacaktır. İnsanlık ekonomik sıkıntıları geride bırakacak, ihtiyaç içinde olan kimse kalmayacak, isteyene istediğinden de fazlası verilecektir. O zamana kadar görülmemiş bir bolluk yaşanacak, ürünler sayılıp ölçülmeden her isteyene dağıtılacaktır. Bu devrin bir başka dikkat çekici özelliği, savaşların ve çatışmaların son bulmasıdır. Önceden düşman olan toplumlar arasında barış ve dostluk ortamı gelişecektir. İnsanlar bu devirde teknolojinin bütün nimetlerinden alabildiğine faydalanacak, her türlü teknolojik gelişme insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılacaktır. Tıpta, tarımda, iletişimde, sanayi teknolojisinde, ulaşımda yeni buluşlar çığır açacaktır. Sanatta, müzikte, tiyatroda, resimde birbirinden güzel eserler ortaya çıkacak, Allah'a olan imanın insanlara verdiği geniş ufuk ve derin düşünce, tüm sanat dallarına öncülük edecektir. Bir hadisin ifadesine göre insanlar "zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını" isteyeceklerdir. Bu olağanüstü gelişmelerin nasıl gerçekleşeceğini bu filmde izleyeceksiniz.
Bediüzzaman Said Nursi, yaşadığı dönem boyunca İslam dünyası ve Müslümanlar adına eşsiz hizmetlerde bulunmuş, yazdığı eserlerle tüm Müslümanlara doğru yolu bulmalarında ışık tutmuştur. Hiç şüphesiz ki bir asrın müceddidi olmuş böylesine büyük bir mütefekkirin Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişini müjdelediği sözleri de aynı şekilde Müslümanlara yol göstermekte ve doğruyu bulmalarına vesile olmaktadır. Bu belgeselde Bediüzzaman’ın Hz. İsa ve Hz. Mehdi ile ilgili sözleri incelenmektedir.
İnsanların büyük bir çoğunluğu kıyamet vaktini kendilerinden çok sonraki nesillerin karşılaşacakları bir olay olarak düşünmektedirler. Oysa dünya üzerinde, ilk insanın yaratılışından itibaren yaşamış olan her kişi, kıyamet günü gerçekleşen olaylara şahit olacak, Allah'ın huzurunda toplanacak ve hiç kimse için bir kaçış mümkün olmayacaktır. Şu unutulmamalıdır ki, hesap günü her insan Allah'ın huzurunda yapayalnız ve tek başına sorguya çekilecektir. Bu film sizlere ölüm ve sonrası için ciddi bir çaba göstermek ve bir hazırlık yapmayı gerektirdiğini hatırlatmak için hazırlanmıştır.
Hz. İsa Aleyhisselam, Allah'ın insanları doğru yola çağırmakla görevlendirdiği seçkin bir kuldur... Tıpkı diğer tüm peygamberler gibi! Bu mübarek insanın yaşamı, doğumundan Allah Katına alınmasına kadar Allah'ın takdir ettiği mucizelerle doludur. Hz. İsa, Allah'ın izniyle, hastaları iyileştirdi, ölüleleri diriltti, cansız çamura can verdi... Bir mucize daha var ki, iki büyük İlahi dinin inananları, sabırsızlıkla bu mucizenin gerçekleşmesini bekliyor, o kutlu güne hazırlanıyorlar: Hz. İsa yeryüzüne yeniden gelecek! Hz. İsa'nın gelişi, Allah'ın tüm insanlığa verdiği bir nimet ve lütuftur. Çünkü onun gelişiyle birlikte, dünya üzerindeki tüm kargaşa son bulacak, Kuran ahlakı dünyaya hakim olacak, her bakımdan üstün bir dönem yaşanacaktır. İnananlar olarak yapmamız gereken ise, bu güzel gün için en iyi şekilde hazırlanmak ve yeryüzüne ikinci kez gelecek olan bu mübarek peygamberi en güzel şekilde karşılamaktır. Nitekim Allah biz Müslümanlara, Hz. İsa'ya yardımcı olan havariler gibi olmamızı emretmektedir: Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a yönelirken benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler. (Saff Suresi, 14)
Peygamber Efendimiz (sav), "Mehdi ile müjdelenin" (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 12) buyurarak, Hz. Mehdi'nin gelişini heyecan ve şevkle beklemenin, bu mübarek zat için hazırlık yapmanın önemine dikkat çekmiştir. Bir başka hadis-i şerifte ise iman edenlerin Hz. Mehdi'ye karşı göstermeleri gereken sevgi ve bağlılık şöyle ifade edilmiştir: Sizden ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa ona gelsin. Ona katılsın. Zira o, Mehdi'dir. (İbn Mace, Fiten, B 34, H 4082; İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf. 527; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 14) Bu belgeselde Hz. Mehdi’nin Peygamberimiz (sav)’in soyundan geldiğini, sahip olduğu üstün ahlakı, yapacağı ilmi çalışmalarla İslam ahlakının tüm dünyada yaygın olarak yaşanmasına vesile olacağını, hadisler ışığında izleyeceksiniz.
Kuran'da kendisinden ve kavminden en çok bahsedilen peygamber Hz. Musa'dır. İşte bu kutlu peygamberin döneminden bugüne dek ulaşan bir müjde vardır: Ahit sandığı...Ahit sandığı, Yüce Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği ve içinde Hz. Musa ve Hz. Harun'dan eşyalar bulunan değerli bir sandıktır. Ayetlerde bu sandığın Allah’ın müminlere güven duygusu ve huzur veren bir nişanesi olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle yıllardan beri hem Yahudiler hem Hıristiyanlar ve hem de Müslümanlar onun bulunması için çaba sarf etmişlerdir. Ancak MÖ. 587 yılından beri bu kutsal sandık kayıptır.Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinden anlaşıldığı üzere sandık ahirzamanda bulunacaktır.Sandığın çok önemli bir özelliği daha vardır: Bu Kutsal sandığı bulma şerefi Kuran ahlakının dünya üzerinde hakim olacağı ahirzamanın liderine nasip olacaktır. Yani Hz. Mehdi'ye.Sandığın bulunması Hz. Mehdi’nin çıkışının en önemli alametlerinden biri olacaktır. Aynı zamanda bu işaret O’nun hükümranlığının da bir sembolü sayılacaktır. Elbette en doğrusunu Allah bilir.
Hızır Aleyhisselam, İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun görüşlerine göre peygamber olması kuvvetle muhtemel olan, hikmet ve ilim sahibi mübarek bir şahıstır. Hadislerde yer alan bilgilere, İslam âlimlerinin çeşitli açıklamalarına ve İslam tarihi kaynaklarına göre, Hz. Hızır dönem dönem peygamberlere ve Allah'ın salih kullarına yardımcı ve destekçi olmaktadır. Bu filmde Hz. Musa ve Hz. Hızır kıssası ele alınmakta ve Müslümanların bu kıssadan alabileceği dersler üzerinde durulmaktadır.
İslam, dünyanın en hızlı büyüyen dini. Avrupa’da İslam dininin büyüme hızı %142'lere ulaşmış durumda.Müslüman nüfusun sayısının yakın gelecekte daha da artacağı ve İslam'ın dünyanın en büyük dini haline geleceği tahmin ediliyor.Jeopolitik konumları nedeniyle İslam ülkeleri büyük bir güç olarak görülüyor. Ne var ki bugün kimi İslam ülkeleri arasında derin anlaşmazlıklar ve ihtilaflar bulunmakta.Hatta yakın geçmişte İran-Irak Savaşı, Irak'ın Kuveyt'i işgali, Pakistan-Bangladeş Savaşı gibi Müslüman ülkeler arasında geçen savaşlar yaşandı. Bazı Müslüman ülkelerde ise halen etnik ve siyasi sorunlar nedeniyle iç savaş ve çatışmalar sürüyor.Sonuçta İslam dünyasında belirgin bir dağınıklık, başıboşluk, ihtilaf ve merkezi otorite eksikliği yaşanmaktadır. Oysa İslam'ın özünde bir dağınıklık ve başıboşluk değil, birlik vardır.Kuran'da, "Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın…” (Al-i İmran Suresi, 103) ayetiyle Allah, tüm Müslümanlara tam bir birlik ruhu içinde hareket etmelerini emretmektedir.Dünya, bugün her yönden bu birliğe muhtaçtır: İslam birliğine...Belgeseli izlediğinizde İslam ahlakının dünyaya yayılacağı, insanların barışa ve güvenliğe kavuşacağı günlerin Allah'ın izni ile çok yakın olduğunu anlayacaksınız.
Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav) tarafından ahir zamanda gönderileceği müjdelenmiş olan, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur ve mutluluk getirecek mübarek bir şahıstır. Allah, “Mehdi” yani “doğruya götüren” sıfatını taşıyan bu üstün ahlaklı kulunu vesile ederek tüm insanlığı "Altınçağ" adı verilen bir döneme ulaştıracaktır. Bu filmde Hz. Mehdi'nin gelişiyle ilgili hadis-i şerifler ve alimlerin açıklamaları ışığında yeryüzüne geleceği tarih ile ilgili bilgiler verilmektedir.
Tarih boyunca pekçok insan içinde yaşadığı evrenin sonsuza kadar var olacağını sanmıştır. Bu yanılgı, çok tanrılı Sümer ve Mısır dinlerinin, maddeci Yunan felsefelerinin de bel kemiğini oluşturmuştur. Bu batıl inancın en önemli nedeni ise pek çok kimsenin, hak dinlerin bildirdiği gerçeklerden habersiz olması ya da bu gerçeklere yüz çevirmesidir. Geçmiş dönemlerdeki yetersiz bilim ve teknoloji düzeyi de insanların böyle yanlış bir anlayışa kapılmalarında etkili olmuştur. Oysa günümüzde, evrenin bir başlangıcı olduğu ve gelecekte de mutlaka bir sonunun olacağı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu büyük gerçek günümüzden 1400 yıl önce gönderilmiş olan Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim’de de açık bir biçimde haber verilmektedir: Evren bir gün kesinlikle son bulacaktır. Diğer bir deyimle, "Kıyamet mutlaka kopacaktır ve bunda hiçbir şüphe yoktur." Bu filmde, Peygamberimizin (sav) kıyametin yaklaşmasına doğru gerçekleşeceğini bildirdiği belli başlı alametler anlatılmaktadır.
Geçtiğimiz Hicri yüzyılın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde, Hz. Mehdi’nin gelişi ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılması konusunda önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bediüzzaman'ın eserlerinde geniş yer verdiği bu açıklamalar tüm Müslümanlar için yol gösterici niteliktedir. Ancak bazı çevreler, “Mehdiyet konusundan aleni şekilde bahsedilmesinin pek çok açıdan yanlış ve sakıncalı olacağı” şeklinde yanlış bir düşünceyi dile getirmektedirler. Oysa ki “Mehdiyet meselesi gizlenmesi, örtbas edilmesi değil; aksine müjdelenmesi gereken bir konudur.” Hz. Mehdi'nin gelişi bizzat Peygamberimiz (sav) tarafından müjdelenmiştir ve Peygamberimiz (sav)'in bu konuda mütevatir olarak kabul edilen çok sayıda hadisi vardır. Peygamberimiz (sav) bu hadislerinden birinde Hz. Mehdi'nin gelişinin Müslümanlar için bir müjde konusu olduğunu bildirmiştir: “Hz. Mehdİ İle müjdelenİn. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beyt’imden bir kişidir.” (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13)
Mesih Deccal hakkında Peygamberimiz (sav)'den pek çok güvenilir hadis aktarılmıştır. Deccal'in hedefi, insanları imandan, güzel ahlaktan uzaklaştırmak ve yeryüzünde inkara dayalı şeytani bir sistem kurmaktır. Deccal bu amacına ulaşmada karşısında en büyük engel olarak iman sahiplerini görmektedir. Bu nedenle Deccal, üç İlahi dinin mensupları olan Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanları kendisine hedef olarak belirlemiştir. Elbette bunların arasında kendisine en büyük tehdit olarak gördüğü kitle de son hak dinin mensupları olan Müslümanlardır. Rivayetlerde Deccal'in, amacına ulaşmak için bu üç İlahi dinin mensuplarına farklı hile ve yöntemlerle yaklaşacağına da işaret edilmektedir. Deccal, onları birbirlerine düşürerek yeryüzünde büyük bir fitne ve bozgunculuk çıkaracaktır.
13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşü, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ile ilgili ayetlere ve Peygamberimiz (sav)'in bu konulardaki hadislerine geniş yer vermiş, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi hakkında tüm Müslümanlara yol gösterecek önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bu filmleri izlediğinizde Bediüzzaman'ın, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişinin şahsı manevi olarak değil bizzat geleceklerine dair yaptığı çeşitli açıklamaları göreceksiniz.
Belgeselimizin bu bölümü de aynı isimle yayınlanan bir nıolu belgeseldeki gibi büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursi’nin eserlerinde verdiği bilgilerden yola çıkarak hazırlanmıştır. Belgeselin bu bölümünde Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ve Deccal'in aleyhteki çabalarını nasıl etkisiz hale getireceği konusu ve Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışı ele alınmaktadır. Hz. Mehdi’nin kişisel özellikleri, üstleneceği görevler ile İslam ahlakını nasıl yaşanır hale getireceği de belgeseldeki diğer konulardır.
13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşü, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ile ilgili ayetlere ve Peygamberimiz (sav)'in bu konulardaki hadislerine geniş yer vermiş, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi hakkında tüm Müslümanlara yol gösterecek önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bu filmleri izlediğinizde Bediüzzaman'ın, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişinin şahsı manevi olarak değil bizzat geleceklerine dair yaptığı çeşitli açıklamaları göreceksiniz.
Bu belgeselde büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi’nin, Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı konusundaki kesin kanaatleri ortaya konulmaktadır. Allah, “İslam ahlakını tüm dünyaya hâkim edeceğini, inanan kullarını güç ve iktidar sahibi kılacağını” vadetmiş ve bu vaadinin kesin olduğunu bildirmiştir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, bütün büyük İslam âlimlerinin ve Bediüzzaman'ın sözlerinde de bu duruma “Hz. İsa ile Hz. Mehdi'nin vesile olacakları” belirtilmiştir.
Allah Hz. Süleyman’ı Kendi Katından çok büyük nimetlerle ve üstün ilimlerle desteklemiştir. Ona hiç kimsenin ulaşamayacağı bir mülk, görkemli bir saltanat, eşi ve benzeri görülmemiş bir hakimiyet vermiştir. Hz. Zülkarneyn de yine kendi döneminde dünya üzerinde hakimiyet kurmuş, üstün bir ilimle toplumları yönetmiş iktidar sahibi bir şahıstır. Hadislerde, Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemlerinde yaşanan dünya hakimiyetinin ahir zamanda bir benzerinin yaşanacağı haber verilmektedir. Bu, Hz. Mehdi dönemidir. Hadislerde bu olay şöyle bildirilmektedir: Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiy-il Muntazar, s. 29) Bu filmin amacı, tüm insanları ahir zamanın bu önemli müjdesi üzerinde düşünmeye ve bunun heyecanını paylaşmaya teşvik etmektir.
Yecüc ve Mecüc’ün kim oldukları, ne zaman ve ne şekilde ortaya çıkacakları, özellikleri asırlardır büyük bir merak konusudur.Yecüc ve Mecüc hakkında bugüne kadar birçok kitap ve makale yazılmıştır. Ancak, şüphesiz ki bu konu hakkında en doğru bilgileri Kuran ayetlerinden, Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi vesellem)’in hadislerinden ve değerli İslam alimlerinin eserlerinden edinebiliriz.